
Kaç saksı aldım şimdiye kadar, kaçı hediye geldi. Bir türlü bakamadım, çiçeklerini döküverdiler üzgünce. Bu sefer çok heves ettim önce sayfa sayfa okudum hakkında onu daha iyi tanıyabilmek için. Soğanını, ailesini öğrendim ilkten, sonra bakım şartlarını. Gittim kendime güzel mi güzel beyaz bir orkide aldım üzerinde 9 tane çiçek olan.
Aydınlık ama direk güneş almayan bir ortam öneriyordu uzmanlar. Ne kadar narin bir çiçek olduğunu düşünürken aslinda bu okuduğumun Orkide yetiştirme yolunda sadece birkaç adım oldugunu farkettim okudukça. Toprak her zaman nemli olacak ama ıslak değil, dibinde hiçbir zaman su olmayacak, sularken köklere yaprağa ve özellikle çiçeklere hiçbir zaman su gelmeyecek.Ortamdaki hava her zaman temiz olacak ama rüzgar da almayacak. Yani haftada 2 gun 1 çay bardağı su verin değil, sanki bir kadınmış gibi öğrenin araştırın huyuna göre davranin der gibi..
Neyseki önemli bir ipucu okudum bir gün. ''Eğer çok su verirsenin yaprakları açık renk olur ve yumuşar, az su verirseniz yapraklar koyu renge döner ve sertleşir'' diyordu bir uzman. Böylece kesfettim huyunu suyunu benim güzelin. Öyle direk su dökmektense minik bir fısfıs ile haftada 2 en çok 3 kez 5 er 6 şar kez fısfıslamak şartı ile besledim kendisini. Ne köklerine su geldi ne dibine ne yaprağına çiçeğine. Tam 2 ay gül gibi yaşadık bizim evde aydınlık ama direk gün ışığı almayan büfemin tam üstünde. Dokuzuna ayrı bir isim, ayri bir hikaye yazdım, su verirken hatirladikça gülümsedim.


O bana, ben ona alışmış yaşarken, yoğun bir hafta su vermeyi unuttum güzele. Üstelik evde olmadığımız için camlar kapılar kapalı, hani beni bıraksaniz benim bile çiçeklerimi dökeceğim cinsten sarı bir sıcak yaşadı Eylül başında. İkişer üçer döktü çiçeklerini. Çok üzüldük, ama yılmadık. Bir orkide çiçeğini dökerse ne yapılmalı diye daha fazla okudum bu sefer. Orkide senenin belli zamanlarinda çiçeklerini mi döker bilmiyorum ama, herkes üçüncü boğumdan itibaren budanması konusunda hemfikirdi. Dibinden saydim ve üçüncü boğumundan budadım, aynı özenle beslemeye sulamaya devam ediyorum. Geçen gün ucunda ve soparisnda minicik eflatun goncalar olan bir Orkide gördüğümde hemen sahibine sordum. Çiçekleri döküldüğü zaman üçüncü boğumdan budadıklarını, sulama ve beslemeye aynen devam ettiklerini, ek olarak da saksıyı haftada 1 gun 10 dakikalığına temiz suya oturtup çıkardıklarını söyledi. 1,5 sene bir sopa olarak yaşamış Orkidesi, en sonunda da goncalarını vermiş.
Şimdi benim güzel de tekrar sevindirir mi beni diye meraktayım. Gidip gelip bakıyorum ucuna bir değişim var mı diye. Şimdilerde sanki minik yeni bir yaprak çıkardı çabası ile. Aklıma fotoğraflayıp sizinle paylaşmak geldi.aranızda benim gibi bir tecrübeyi mutlulukla sonuçlandıranınız var mı acaba?
Devamı için tıklayın..