24.11.2010

Poyraz




Zihnimde objelerle özdeşleşmiş anılar var benim. Öğretmenler günü dediğinde nedense aklıma çocukluğumuzda dikdörtgen uzun şeffaf kutulara konan o çirkin kırmızı tek gül geliyor. Haftalığımdan ayırıp öğretmenime böyle bir gül almşlığım var herhalde ki bu gül aklımdan bir türlü çıkmıyor. Mesela anneler gunu deyince de içinde kadifeden bir anne suratı olan ayaklı altın sarısı bir tabak geliyor. Kesik bir film gibi, arada aylar süren bir anı yok ama böyle belli basil şeyler de hiç unutulmuyor.

O kadar zor gecirdim ki gectiğimiz günleri, herkesin pastırma yazı diyerek bayildigi içinin içine sıgmadigi lodos beni tabiri caiz ise bir lodos baligina ceviriyor. Keskin bir baş agrısı, solunum yollarımda bir baski, depresif bir halsizlik ve baş dönmesi. Bu yuzden bayramın hemen her gununu evde gecirdim diyebilirim. Hatta beynimin zonkladigi bir gun havanın poyraza dondugu an deniz kenarına gidip dakikalarca kıpırdamadan havanın kokusunu icime cekecegime soz verdim.Bugün de güneş var havada ama o gectigimiz çok hafta üstüste yaşadığımız ve benim sızlandığım lodostan degil. Bildiginiz sert bir ruzgar, arada ısıtan bir guneş, ama hava duru, hava net ve berrak.



Öğretmenler gününe MEF kullarına alelacele yetiştirdiğim kurabiyelerin yorgunlugundan olsa gerek sabah çok erken uyanıp kahvaltı yaptiktan sonar kanepede miskinlik yapiyorum. Tüm bunları düşünüyor ve biraz kestirip kalkıp fotograf cektirmeyi dusunurken bir mesaj dustu malime, ardından bir telefon. Bu sabah Bahcesehir Üniversitesinde derste olan eşim, erkenden vardıgı okul bahcesinin denize bakan kısmında poyrazın fotografını cekip yollamış bana heyecanla. Tamam dedim kalkıyorum artik dogru sahile. Bir kahve yaptım once ayilmak icin, simdi de oturmuş bunları yaziyorum ama bugün içim nedense dalga dalga benim. Az evvel daha once hic farktmedigim bir blogu farkediyor ve okudukça okuyasim, yaratıcılıgındna etkilenip birsürü plan yapasım var, ama birden onlar gidiyor ben battaniyenin altına giriyor gozlerimi kapatiyorum. Ruhumda içimin kıpır kıpır olmasını kıskanan ve onu engelleyen bir baskı , gözlerim bile dalgın sanki…

Bugun bana neler oluyor?

6 yorum:

ilahi tatlar dedi ki...

hem dalgalı deniz
hem dalgalı deniz fotoğrafı
seviyorum
fotoğraf süper

Brajeshwari dedi ki...

:) Mutlaka olması gereken oluyordur. Battaniye ve dinlenmek istiyordur ruhunuz...

Bu arada ne güzel bir blog bu... Hikayelerin içindeki tatlara ve onları sizin dilinizden okumaya bayıldım...

Merhaba:)

zeynep dedi ki...

canım çok geçmiş olsun, bayramın evde geçmesi güzel ama hastalıkla geçmesi kötü olmuş..

Papatya dedi ki...

İlahi tatlar: çok teşekkür ederim,

Papatya dedi ki...

Brrajeshwari; hoşgeldiniz öyleyse, ne güzel yorum bu pek sevdim:)

Papatya dedi ki...

Zeynepcigim teşekkür ederim canım,