22.12.2010

Parisde Gördüklerim





Paris, o kadar büyülü bir şehir ki. Her sokağında aynı bir hikaye, her penceresinde ayrı bir masal saklıyor sanki.
Ürküten, aşık eden, vedayı unutturan, günler sonar bile evde battaniye altında ‘’La via en rose’’ seyrettirebilecek kadar kendine bağlayan.

10 gün süren Avrupa tatilimizde gezdiğimiz ülkelere 3 gün de Paris için ayırdık. 3 günün asla yetmeyeceği bu güzel şehirde geç yatıp erken kalktığımız her an dışında yürüdük, yürüdük yürüdük… Daha once eşimle hiç gitmediğim için ona birsürü sokak, bir sürü detay gösterme heyecanı ile vardık şehire. Tüm havaalanlarını kapatacak, hatta bizi de dönüşte havaalanında mahsur edecek kadar kar, bugüne kadar hiç üşümediğim kadar soğuk vardı Pariste. Ama biz yılmadık yine de sokaklarda elele yürüdük, birbirimizi ısıttık. O kadar bağlandık ki bu şehre, dönüşte havaalanında kaldığımıza bile sevindik bir dakika bile olsa daha çok hissedebilmek için bu güzel şehri.

Döndüğümüzden bu yana yorulan bünyemi dinlendirmeye çalışıyorum. Yıkıyorum, asıyorum, ütülüyorum. Boşalan dolabımı yiyecekler ile doldurup yemek pişiriyorum, 10 gündür beni özleyen evimi tekrar eski ruhuna döndürmeye çalışıyorum. Sehpamda Paristen getirdiğim beyaz mekelerim bana göz kırpıyor. Kırmızı mumlarım her daim yanıyor, evde ise sadece Edith Piaf çalıyor bu aralar. Yaklaşan yılbaşından dolayı bi hayli siparişimiz var önümüzdeki hafta teslim etmemiz gereken, kurabiyeler cupcakeler. Hiç olmadığım kadar yoğunum anlayacağınız. Sizlere şimdilik biraz fotoğraf hediye edebiliyorum. Normal tempoma döner dönmez sizlere anlatacağım o kadar çok şey var ki…





















10 yorum:

zeynep dedi ki...

biliyomusun içimden ne geçti karşımda olup bana parisi anlatmanı isterdim hemde çok :)

Papatya dedi ki...

Zeynepcigim, anlatirim tabiki, ben sizin blog gorusmelerinize katilmayı cok istiyorum zaten, birinde yanyana elebiliriz belki ne dersin?:))

Sütüme Sarelleme Karışma!!! dedi ki...

ben orada bir çatı katında yaşamak istiyorum - orayı seviyorum! istanbul gibi değil ama orası kaçamak, kimsenin seni bilmediği yer... çok imrendim iki yazıyı da okuyunca

wild ç.e. dedi ki...

biz davet ettik:) anlat diye ama olmadı. yılbaşı geçsin bekliyoruz.

Papatya dedi ki...

Ben de orda kalmayı cok istiyorum her gittigimde, ama nedense İstanbulu ayrı bir ozluyorum:)

Papatya dedi ki...

Sevgili Wildcigim:)
Cok ozledim ben de seni, soz ilk firsatta canim benim

Begüm dedi ki...

Bende gitmek istiyorum buralara :)

Adsız dedi ki...

ozur dilerim asla kirici olmak adina demiyorum ama ustunde aydinlatmasi olan cam agaci Bruksel, onu Paris resimlerinden cikarsan daha uygun olur ama tabi ki sen bilirsin

Bir Porsiyon Öykü dedi ki...

Sevgili Adsız,
Çok teşekkür ederim uyardığın için, kaldırdım hemen. Aynı anda birden fazla ülke gezince fotograflar birbirine karismis:)

mustafa dedi ki...

paris hakikaten çok güzelmiş ... :)