28 11 2010

Yılın son ayını beklerken şekersiz incirli kek



Mart kapıdan baktırıp kazma kürek yaktırsa da en soğuğusun sen ayların biliyorum. Ilık serinleri geride bıraktıran, dolaplarımızdaki kalın kazakları çıkartansın üstelik. Sen daha gelmeden sana hazırlanmak için gecen seneki bütün atkılarımı, eldivenlerimi dolaptan çıkarır bir güzel yıkar ütülerim hem. Ama nasıl ki doğada iyiyi kötü, kötüyü iyi yapan, herşeyin onu ‘’tamlaştıran’’ bir eşi varsa eğer, seninle bereber de her yanımızı kırmızı yılbaşı süsleri sarıyor, soğuğunu unutturup içimizi ısıttırıyor biliyorum. Hem kışı ‘’kış’’ yapacak kadar soğuk, hem yalnızlığı ile içimizi soğutan sonaharı ısıtacak kadar sıcaklık getiriyorsun bize süslerinle. Soğuğun kadar sıcak, sıcağın kadar soğuksun işte, bu kadar da özelsin aslında…

Ben de sana hazırlıklarımı yaptım bugün pazar sakinliğinde. İçinden saçörgüsü geçen kazaklarımı yıkadım ütüledim. Polar battaniyelerimi kaldırıp yün battaniyemi çıkardım kanepemin hemen yanına. Beyaz bir şapkam vardı geçen sene aldığım, üzerinden aylar geçmiş aklımdan bile çıkmış, sanki askerlik arkadaşımı görmüşçesine sevindim. Mavi sarı bütün bardaklarımı bir kenara itip yerine kırmızılı yeşilli yılbaşı bardaklarıyla doldurdum mutfaktaki heryeri. Güzel mi güzel yılbaşı kurabiyeleri, cupcakeleri yaptım eşe dosta, yaptım ki bu cıvıl cıvıl ruhum onlara da bulaşsın, onlar da tadını çıkarsınlar senin ruhunun diye.






Sana yaklaşmakta olan günlerin ılık mı ılık bir sabahında en yakın arkadaşım ile yaptığım bir kahvaltıda yediğim enfes bir incirli keki denedim üstelik evde, hem de üzerini bembeyaz karlarlardan bir yılbaşı ağacı ile süsleyerek. Kahveme tat, burnuma huzur getirdi seni huzurla heyecanla beklerken.

Önümüzdeki hafta seni daha misafirperver karşılayabilmek için ağacımı ve yılbaşı süslerimi çıkaracağim 11 aydir beni bekledikleri yerden.Sevgilim bir gece erken gelse istiyorum eve, yine her sene olduğu gibi açsak bir şişe kırmızı şarabımızı, ayın 30 günü çalsa bıkmayacağım ‘’La Vie En Rose olsa salonumuzda. Yemyeşil mumlarımız, kıpkırmızı hayallerimizle ısınsak, başlasak yeni bir yılın en güzel umutlarını saymaya.

Tek bir dileğim var benim 2011 den bu sene, elbet uzun da bir öyküsü… yazacağım…

Sana 2 gün kaldı Aralık ayı, yarisini evimde, yarisini kocaaa bir tatilde gecirecegim için cok heyecanlıyım, gel artik.

İncirli Kek

Malzemeler

3 adet yumurta
1,5 çay bardağı pekmez
1 çay bardağı zeytinyağ
2,5 su bardağı çavdar unu
Kabartma tozu
2 su bardağı rendelenmiş havuç
1 su bardağı kırık çeviz
5 adet minin parçalara kesilmiş kuru incir
1 tatlı kaşığı taçın

Hazırlanışı

1-Yumurta ve pekmezi iyice çırpın.
2-Zeytinyağ da ekleyip çırpmaya devam edin.
3-Çavdar unu ve kabartma tozunu ekleyip çırpmadan karıştırın.
4-Geri kalan malzemeleri de ekleyip karıştırın.
5-Yağlanmış kek kalıbına döküp soğuk fırının ısısını 180 dereceye getirip 50 dakika pişirin.

4 yorum:

Adsız dedi ki...

Sitenizi ilgiyle takip ediyorum Devletsah Hanim.Emeginize tesekkürler.Sorum olacakti,acaba bu tarifinize seker katilmiyor mu ? Pekmez ve kuru incir mi tatlandiriyor yoksa?

canan's culinaria dedi ki...

zeynepcigim,

aralik ayina girerken noel arifesinde bu güzel kekini benim miniklerle mutlaka deneyecigim!

sevgiler,
canan

Papatya dedi ki...

Adsız, sanırım isimleri karıştırdınız, Devletşah Hanım'ın sitesine www.devletsah.com dan ulasabilirsiniz.
Tarifte şeker yok evet,
Sevgiler,

Papatya dedi ki...

Canancigim,
Afiyet olsun miniklere simdiden:)
Sevgiler,