13.12.2007

Blogum ve Ben


Sevgili Burçin beni yeni bir oyun için mimlemiş. Bu oyunlarda birbirimizi ne kadar yakından tanıyoruz değil mi?

Dünden beri karanlık olan hava beni ortaçağ ruhuna büründürdü. Canım orta Fransa’da elimde fotoğraf makinesi ile şatoları gezmek, öğle yemeğinde keçi peyniri yemek, yanında senelerce yıllandırılmış bir kadeh kırmızı şarap içmek ve bütün atmosferi içime çekip dinlenmek istiyor. Mesela Usse şatosunda masala ilham veren Uyuyan Güzel olsam, sadece buraya yazmak için uyansam, ama yine aklımda fikrim Paris ve yemek olsa fena olmaz mıydı?

Canım Burçinciğim, elimden geldiğinde soruları cevaplandırdım. Ben de bu vesile ile sevgili Dilek’i, Canan’i ve Defnem’i sobelemek istiyorum.

1-) Blog yazmaya ilk defa nasıl başladım?

Şubat 2007 ‘de ilk tarifimi yayınladığımda yaklaşık 6 aydır yemek bloglarını takip ediyordum. Benim de yaptıklarım, ama herşeyden önce yaptıklarımın bir öyküsünün olduğunu düşündüm.Bu yüzden yaptıklarımı sunarken hep yazdım. İlk tarifimde sadece içimden gelenleri, sonrasında ise düşünüp vakit ayırıp kurgulayarak yazdım.

2-) Blog yazılarımın konusu belli bir çizgide olması için çaba gösteriyor muyum? Yoksa içimden geldiği gibi mi yazıyorum?
Belli bir çizgide olması için çaba sarfediyorum, ve öyle de olduğuna inanıyorum.

3-) Blog yazmak için gün içinde bazı şeylerden feragat ediyor muyum?

Benim için en büyük sıkıntı fotoğraf çekmek. Yapay ışık sevmeyen biri olarak bana fotograf çekmek için kalan tek zaman hafta sonları oluyor. Havanın çok erken karardığı şu kış günlerinde ise fotoğrafı günışığına yetiştirmek için uykumdan, uzun kahvaltımdan, her türlü hafta sonu gündüz aktivitesinden feragat ediyorum.

4-) Blog yazmak benim için eğlenceli bir uğraşken şimdi artan bekleyiş yüzünden zorunlu bir hal almaya başladı mı?

Belki, kitap için alıştığım dönemde bloğa çok seyrek yazdım, bu yüzden beni merak edenler, daha sık yazmamı isteyenler oldu tabi. Bu bekleyiş, bekleneni veremiyorum diye germedi değil. Çünkü kimseye bir açıklama da yapamamıştım.

5-) Blog yazmayı daha ne kadar sürdüreceğim?

Üretebildiğim sürece...

4 yorum:

Defne dedi ki...

Hiii, sobelenmişim:)!! En kısa zamanda karşınızda olacağım Papatya'cığım :)).

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Katılma inceliği gösterdiğin için çok teşekkür ederim Papatya'cığım, Zeynep'ciğim ve canım arkadaşım...
Hep burada olalım ve paylaşalım diliyorum...

canan's culinaria dedi ki...

papatyacigim,

sobelendim biliyorum, en yakin zamanda dersimin basina geciyorum, söz. tatile kacmadan insallah basarabilirim. canim benim, pismaniyemin zeynep ablasi...

kocaman sevgiler,
pismaniye & canan

Papatya dedi ki...

Canancığım bekliyorum, pişmaniyemi de seni de opuyorum:)