7.12.2007

Uğurböceği Hikayesi


Son 2 haftadır extra bir durumdan ötürü akşamları çok geç saatlere kadar çalışıyorum. Haliye gece eve gelir gelmez yatıyor, bu sebele de hafta sonu elimi kolumu kaldıramayacak kadar da güçsüz ve mutsuz oluyorum. Ama geçtiğimiz Cumartesi kitabın çıkmasının bende biriktirdiği enerji bu haftanın çok enerjik ve mutlu geçmesine vesile oldu.
Pazartesi günü Aralık ayına ait Sofra, Lezzet, Gusto ve Madame Figaro dergilerinde çıkan tanıtım yazılarını öğrenmem ile sabah sabah ofisten fırlayıp dergileri bir arayışım vardı ki sormayın. Kitabın çıkışını facebook, msn, mail gibi birçok yolla duyurduktan sonra gelen telefon ve tebrik mailleri, özellikle Papatya Dünya’da yazılan içten tebrikler beni ne kadar mutlu etti anlatamam.En son bugün de Star Gazetesinde çıkan haber ile kalbim nasıl güm güm etti, bir an ağlayacak gibi oldum.
Benim için en önemli şey ise kitabı bir kitapçının rafında görmekti. Bu sebeple her öğlen işyerimden DNR’ yürüyüp zavallı tezgahtarları soru yağmuruna tuttum. Nihayet en son dün akşam kolilerin geldiğini ve bugun sabah raflara dizileceğini öğrendikten sonra biraz rahatlayarak eve döndüm. Bugün ise annem ağlayarak beni arayıp DNR’da kitabı gördüğünü ve satın aldığını Starbucks'a oturup önsözü okuduğunu ağlayarak bana heyecanını anlatmaya çalışıyordu. Her türlü tebriğin, gazete haberinin her ama her şeyin yanında bir insanın annesinin çocuğu ile duyduğu gururu ağlayarak anlatması kadar sevginin taştığı ve bitip bitip tekrar yaratıldığı bir an daha olamaz diye düşünüyorum.
Tüm bunlar olduğu anlarda ve sonrasında bu akşam yine çalıştım. Ama saat 22:00 de beni almaya gelen eşime doğru yürürken yağmurun keskin bir rüzgar ile vurduğu yüzümdeki gülümsemeyi artık bir kitapçıda kitabımı gördükten sonra yüzümde oluşacak gülümseme ile değiştirmek isteyerek o saatten sonra Beyoğlu’na gitmeyi eşime teklif ettim.

Hızla yağan bir yağmurda kaloriferin soba gibi sıcak üflediği arabamızda, camlarımızın birer parmak açıklığından kollarımıza vuran yağmur ile, radyo 91.0 da son zamanlarda popüler insanların kirlettiği eski şarkıları gerçek sahiplerinden dinleyerek Beyoğlu’na vardık. Otoparktan çıkıp da Büyük Londra Oteli’ni gördüğümde eşime ‘’bak’’ dedim, işte kendimi bir tek burada Paris’de gibi hissedebiliyorum. Birlikte Pera Palas’in aslında Eyfel Kulesi olduğunu hayal ederek, elele ve ıslanarak bizi çağıran bir melodiye doğru hızlı hızlı yürüdük. Ben her zaman yaptığım gibi huzurum ile mutluluğumun ender olarak kesiştiği bu anı hep hatırlayabilmek adına kendime küçük bir hediye aldım. Bu arada duyduğum enfes kahve kokusu ve noel arefesinin kırmızı yeşil renklerinin bana verdiği enerji ile gecenin bir yarısı Beyoğlu’ndaki bütük kitapçılara girip kitabımı sorduk durduk. Ve hala henüz görememişken eve dönmek üzere yola çıkarken duyduğum en son melodi Sezen Aksu’nun tarifsiz yorumundan duyduğum bir Çeyrek şarkısı idi: ‘’Sigaramın dumanına sarsam saklasam seni...’’

Tüm bunlar olup biterken, kitabımı göremediğim bir günün sonunda ben sigaramın dumanına saklamak istediklerimi düşünürken, aslında bir hikaye yazmak için beklettiğim, ama kendi hikayesini bugün kendi kendine yazan uğur böceklerim aklıma geldi. Kendisini üzen bir uğurböceğinin, aslında şekerden yapıldığını, tatlının insanı mutlu ettiğini bu yüzden de şekerden yapılan bir uğur böceğinin onu mutsuz etmesinin imkanı olmadığını, aksine mutlu ettiğini kanıtlamak için arkadaşıma yaptığım bu uğur böcekli cupcake ler, bugün sonunda arkadaşımı çok mutlu etti. Bana da mutluluk kokan bu günün bütün detalarını size anlatmak kaldı geriye...

Malzemeler;

100 gr tereyağ
¾ su bardğı toz şeker
2 büyük yumurta
1.5 su bardağı un
1 paket kabartma tozu
40 gr. Bitter çikolata


Hazırlanışı;

Fırın ısınızı 200 dereceye getirin. Bir tencerede tereyağı ve bitter çikolatayı karıştırarak eritin. Ayrı bir kapta yumurta ile şekeri iyice çırpın, ardından tereyağ ve çikolata karışımını ekleyin. En son un ve kabartma tozu ekleyip muffin kabının ¾ unu dolduracak şekilde fırınlayın. 15-17 dakika sonra cupcakeler hazır. Süslemek için de hayal gücü size kalmış...

22 yorum:

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Anlattıklarının hepsini sanki yanındaymışım da ben de hissetmişim, yaşamışım gibi oldum okuyunca. İşte başarının bana göre sırrı. Dibine kadar hissettiriyorsun arkadaşım, Papatya'cığım.
Bu hafta sonu görmek, bulmak ve de almak için ben de çok sabırsızlanıyoruuuuum.

acemi aşçı dedi ki...

Papatya'cığım (biz seni böyle tanıdık:)
Kitabı dergide gördüğümde önce sinirlendim; "Papatya'nın blogunun adını kullanmışlar" diye çok kızdım.
Sonra baktım kiii...
Ne kadar mutlu olduğumu anlatamam. Yazdığın tüm duyguları çok iyi anlıyor ve paylaşıyorum. Her sergim öncesi çok benzer duygular yaşadım. Bunların tarifi yok diye düşünürken, sen müthiş kaleminle o tarifleri öylesine güzel yapmışsın ki, "işte budur!" dedim.

Okudukça içimiz ısıtan/titreten yazılarını, artık mis gibi kokan kitap sayfalarında saklayabilmek, onlara dokunabilmek bizler için çok daha keyifli olacak.
Sana tebrik, teşekkür, sevgi ve tüm iyi dileklerimi gönderiyorum.
Hepsi de taa derinden, çok içten...

İpek

PASTARDA dedi ki...

Sen ne zaman yeni birşeyler yazsan , okur gibi değilde hikayenin , hayalgücünün içinde senin tam yanıbaşında hissediyorum kendimi..Uğur böcükleri kadar şanslıyız seni tanıdığımız için..İlk fırsatta kitabını alacağım..Kocaman sevgiler

ayseyaman dedi ki...

Zeynep Fidan ben de sizi tebrik ederim, tarifler hikayeler öyle iç içe öğle sıcacık ve doğal ki! peki ben nasıl sahip olacağım bu güzel kitaba...:)
Sayenizde Paris'e Beyoğluna gittim geldim..Kimbilir diğer hikayelerle bizi nerelere götürüyor, nasıl güzel duygular tattırıyorsunuz...
Ellerinize yüreğinize sağlık...
En kısa zamanda hikayelerinizde buluşmak dileğiyle..
sevgiler

Papatya dedi ki...

Burçinciğim, kitabı okuyunca da yaz olur mu? Düşündüklerinizi çok merak ediyrum:)

Papatya dedi ki...

Canım İpekciğim;
''Daha'' söylemek istediklerimi o kadar güzela anlatmışsın ki...
Kitap için birçok insan birçok yönce duygularını paylaşıyor benimle, ama sen o kadar içten paylaşmışsın ki taaa içimde hissettim güzel arkadaşım,
Gönlüne, ağzına sağlık!

Papatya dedi ki...

Pastardacığım, ben de uğurböcekleri kadar şanslıyım böyle içten insanlar hayatımda günümün ta içinde oldugu icin,
:)

Papatya dedi ki...

Sevgili Ayşeyaman,
Öncelikle tebriklerin için çok çok teşekkür ederim. Kitap DNR, Remzi gibi birçok kitabevinde ama henuz satmadığı için ön raflarda değil, ama görevliye sorarak edinebilirsin. Bunun yaında ideefixe, hepsiburda gibi internet satış sitelerinden de edinebilirsin,

Sevgilerimle,

Rabia dedi ki...

Merhabalar.
Nasıl karşıma daha önce çıkmadınız diye hayretler içerisindeyim. Güzel bir site bulmanın mutluluğu var üzerimde.
Kitabınız hayırlı olsun. En kısa zamanda almalı size de imzalatmalı :)
Sevgilerimle.

canan's culinaria dedi ki...

canim papatyam,

sen yazdin, ben okudum ve yaninizda hissettim kendimi (facebook sayesinde artik gözümde canlandirabildigim bir "papatyamiz" ve esin var). senin yazilarina doyamiyorum ben, ve seni ve bu blog alemindeki bir kac arkadasimi tanidigima o kadar mutluyum ki...annecigin bile gözümün önünde canlandi, ne mutlu ona. ellerine ve güzel sözlerine saglik, kocaman öpüyoruz.
pismaniyen & canan

Pı Pır Prenses dedi ki...

Ugur böceklerini onların yüzüne bakarak''affet beni seni yemek zoundayım seni yediğimde kendimi mutlu hissedecegim'' dediğim günün sonrasında, hayatımı bir ugurla gececeğini tahmin etmiyordum.Ugur böcekleri gercektende hem mütluluk hemde ugur getiriyormuş:)Nişanımda da bu ugur böceklerinden yemek istiyorum.
Seni çok seven dostun Pınar:)

Papatya dedi ki...

Sevgili Rabia hoşgeldin:)
Kitap ve bu kocaman site için iyi okumalar:)

Papatya dedi ki...

Sevgili Cananciğim;
Evet iyiki facebook var, artik birbirimizi gorebiiyor, daha çok görsel paylaşabiliyoruz.
Pişmaniyemi öperim, seni sevgiyle kucaklarım

Burçin'in Denemeleri dedi ki...

Bu güzel tarifle etkinliğe renk kattığın için çok teşekkür ederim Zeynep'ciğim.

Ayrıca seni hoş bir oyun için mimledim. Detaylar blogumda. Hain ben :))

Sevgiler,

Tijen dedi ki...

Ne kadar sevindim sevgili Zeynep! Burçin'de okuyunca haberim oldu. (İyi ki yorum bırakmışsın Burçin!) Çok güzel bir haber bu. Sana ayrıca yazacağım. Yolu(nuz) (yani kitabın da senin de) açık olsun, hep aydınlıklara, gülen yüzlerin olduğu evlere gitsin, yahut gülümsetsin o evdekileri, sevinecek gücü bulamıyorlarsa eğer. Ellerine sağlık!

Papatya dedi ki...

Burçincigim,
Mimdeki soruları en kısa zamanda cevaplayacağım sağol arkadaşım:)

Papatya dedi ki...

Sevgili Tijencigim,
Çok, çok teşekkür ederim içten yorumun için. Kitap geçmişindeki değerleri kaybetmek istemeyen herkesin evine girin işik olsun...

Nukhet dedi ki...

Sevgili Papatya
Burcinin sitesinden ogrendim kitabinin ciktigini, nasil yani diye heyecanla onun verdigi linklere tikladim kitabinin kapagini gordum, umarim Turkiyeye gittigimde de kendisine sahip olurum. Senin o simsicak, insani alip bir yerlere goturen hikayelerini dadce bloglari takip eden bizler degil kitaba merakli herkes okuyacak ne guzel. Heyecanini payasiyorum ve daha nice kitaplara diyorum. Senin adina cok sevindim inan, sevgiyle kal.

Papatya dedi ki...

Nukhetcigim, boyle güzel yazılar okudukça ne kadar seviniyorum anlatamam. Çok teşekkür ederim arkadaşım:)

nino dedi ki...

ellerine saglik pek guzeller

banu gökşin dedi ki...

merhaba,
ellerinize sağlık nefis görunuyor. ve çok sirinler :) sevgiler iyi yıllar..

Adsız dedi ki...

BASARILARINIZDAN DOLAYI TEBRIK EDERIM

Yeni yılın sana ve sevdiklerine sağlık, mutluluk, neşe, başarı, bolca para, sevgi ve huzur getirmesini dilerim.Tüm dostların yeni yılı kutlu olsun...:))
Kucak dolusu sevgiler, öpücükler

www.yenitadlar.blogcu.com