7.06.2010

Yenilik

Aylar aylar sonra işe gitmediğim bir gun kendi evimde yaziyorum bu satırları. Çok sevdigim bir dostumla baştan aşağı yenilediğimiz çalışma odamda, yine de eskilerden ufak birkaç izin kokusu ile dün ve bugünü birleştirmeye çalışarak. Güzel müziklerim, taptaze kahvem, bir de kavun kokulu el kremim var fonda. Ben bunları yazarken, ya da yazmazken bir şeyler akıp gidiyor ve biz ona zaman diyoruz değil mi? İstediğimiz şekilde geçirirsek ‘’mutlu’’ istemediğimiz şekilde geçirirsek ‘’mutsuz’’ diye adalandırdığımız anlardan oluşan zaman, ne yaparsak yapalım bir şekilde geçiyor işte. Önce dakikalar, sonra saatler günler, derken bir bakmışsın seneler geçmiş gitmiş. Geriye donüp bakıp gülümsüyor bir de özlüyorsan seviniyorsun mutluyum diye, bu kadar basit aslında mutluluk öyle mi?
Ruhumda bir perde ile uyandım bu sabah. Hani hayatında katlanmak zorunda olduğun bir sürü şeye katlandığın için karar veremediğin, etrafça ‘’ne istediğini bilmeyen şımarık’’ olarak tarif edilen, sadece daha fazla incinmemek, incitmemek için veremediğin kararlara olan tahammülünün sonu ile karşılaşırsın ya. Sen sabır edersin, düşünürsün halbuki siyah ya da beyazdır hayat sen neden inatla gride durursun ki? Neden mi? Kendi başına veremediğin birsürü kararı hayat senin adına versin ve sen de sorumluluk pişmanlık hissetme diye öyle mi? O kadar da kaçak değil.
Sektörümde önemli isme sahip olan bir firmanın tamamen kendi imkanları ile yaptığı araştırma sonucu bana yaptıkları görüşme talebi sonucu görüşme saatine 1 saat kala firmayı arayarak görüşmekten vazgeçtiğimi söyledim. Benim tanıdığım Zeynep nazik olmak, kırıcı olmamak adına bu trafikli ve yağmurlu İstanbul trafiğinde Tarabyadan Üsküdar’a gider, o görüşmeyi yapar sonrasında da teklifi reddederdi. Ama kimin ne düşündüğünün umrumda olmadığı bir sabaha uyandım diyorum ya, hayır olsun tüm bu değişimler..

Sonrasında bir güzel çay yaptım kendime. Kızarmış ekşi mayalı ekmek ve krem Fransız peynirine 1 bölüm Hause ekleyerek tam anlamı ile bir sabah yaşadım. Ardından bir SMS ile işe gitmeyeceğimi ilettim, sadece 1 SMS, ben bugün işe gelemiyorum… Kendimi saatlerce denedim ne kadar dayanacağım ofisi aramamak icin, ne zaman vazgeçip giyinip gideceğim diye ama olmadı, hala bu saatte umarsızca evdeyim, bir SMS daha atıp işi gücü sorasım bile yok, hatta merak bile atmiyorum. Yaklaşık 6 saattir kendi sesimi duymadım, telefonlara cevap vermedim, sadece müzik ve kahve var. Ben varım, iç sesim, aradığım huzur, güzel bir jazz albümü, yağmurun sesi, leylak kokulu duş jelimin buram buram aroması, bir de sabah yıkadığım çamaşırların beni mest eden deterjan kokusu… Yeni çamaşır yıkanmış ev bana hep öğlen okuldan dönüşleri hatırlatır. Yuva çok dinlendirici ve arındırıcı bir yermiş.

‘’Sadece aptalların dikkate alındığı bir dünyada yaşıyoruz, o halde kimse beni anlamıyor diye üzülmek neden’’ demiş Oscar Wilde. Bunu düşünüyordum günlerdir zaten, şimdi de bir güzel tecrübe ediyor yüzleşiyorum kendimle. Kimbilir neler dediler benim için değil mi? Görüşmeye gitmedi, işe gitmedi, zaten haftalardır dalgın ve mutsuz görünüyordu, beni aramadı bana anlatmadı, beni sevmedi, beni isyemedi. Ne derseniz deyin ben gerçekten iyi e mutluyum, bu yeni halimi paylaşmak isteyen varsa buyursun yanıma gelsin taptaze kahvem var.

Ne çok zaman oldu yazmayalı dostlar. Birçoğunuz benden özelden haber aldınız, eşim askerde ve ben annemin yanındaydım. Şimdi döndü ve ben de evime yuvama döndüm. Yavaş yavaş mutfağıma ve alışkanlıklarıma konsantre olmaya çalışıyorum. Evimi çok ama çok özlemişim, tadını çıkarmaya çalışıyorum. Yeniden evlenmiş gibi şaşkın ve beceriksizim mutfakta bu yüzden şu sıralar ekteki brushettalar, makarna ve kolay yemekler karnımızı doyuruyor bizim evde. Yanında bolca şarap ve keyif var. Yakında yeni tarifler ve öykülerde görüşmek üzere

Brushetta
2 dilim tost ekmeği
½ çay bardağı zeytinyağ
2 diş sarımsak
2 adet domates
5-6 yaprak roka
5-6 yaprak fesleğen
2 adet ceviz içi
1 yemek kaşığı rendelenmiş permasan peyniri

Hazırlanışı
1-Sarımsakları rendeleyip zeytinyağına ekleyin ve 30 dakika kadar bekletin.
2-30 dakika sonra tost ekmeklerini üçgen bir şekilde kesip üzerlerine zeytinyağı gezdirin.
3-Fırının sadece fan bölümünü çalıştırarak ekmeklerin üzerini kızartın, altı yumuşak kalsın.
4-Domatesi minik minik doğrayın, roka fesleğen ve cevizi de doğrayıp karıştırın.
5-Fırından çıkan ekmeklerin üzerine bu karışımı ekleyin ve en üste de toz permasan serpin.

4 yorum:

Defne dedi ki...

"Bir sevgiliye kavuşmaktan daha güzel olan tek şey, sevgiliye kavuşmayı düşlemektir!"

BUKET UZUNER- Balık İzlerinin Sesi

Çoktandır bekliyorum,iyi ki geldin!

Müge dedi ki...

Zeynepciğim;
Özlemişim seni okumayı.
Her zamanki gibi içimi huzur kapladı okurken.

"Gözün aydın" diyorum kocaman!!
Ömrünüzün sonuna kadarki tek ve en uzun ayrılığınız bu olsun...

Öpüyorum seni...

Sibel dedi ki...

Şarap yanında bu ekmek dilimlerine bayılırım ben de, her akşam menüm bu olsa hiç sıkılmazdım:) Keyifleriniz bol olsun Zeynepciğim, evine de bloguna da hoşgeldin yeniden!
Kocaman sevgilerimle..

Olcay dedi ki...

Emeğine Sağlık.
Boya Badana Ustası