7.02.2008

Kısaca ''Bugün''


Daha yaşım gelmemişti ve ehliyetimi almamıştım ki, o; kapımın önünde birlikte geçireceğimiz uzun zamanlar için beni bekliyordu. Çünkü annem her zaman ‘’araba kızların evi gibidir, kapısını kilitlersin, kendini evde gibi güvende hissedersin’’ derdi. Bu sebeple de 11 yıl önce tam 900 TL vererek almıştı o küçük yeşil Uno’yu bana. Uno dediğime bakmayın, İtalyan yapımı 1200 CC, tabir-i caizse ‘’kız gibi ‘’arabaydı, tertemiz... VRR plakalı Uno’m beni hergün 33 km uzaklıktaki okuluma, oradan işyerime ardından gece yarısı evime götürüyor, bana arkadaş oluyordu. Küçük bir teybim, kutularının içine torpidoya özenle dizdiğim kasetlerim, ve aynama taktığım kokulu ayıcıklarım ile tam bir evdi benim için bu araba. İşten çok geç çıktığım ve ertesi sabah işe erken gideceğim gecelerde garajda kapılarını kilitleyip uyumuşluğum bile çoktur.Uno’m beni ne kadar korusa kollasa da kendimi bildim bileli hep Honda’daydı aklım. Yolda yanımdan geçenlere, dergilerdeki resimlere, hele tanıdıklarımın Honda arabalarına bakıp bakıp iç geçirir hayal kurardım o zamanlarda. Sanki erişemeyeceğim kadar çok pahalıymış gibi boynumu büker unutmaya çalışırdım. En sevdiğim modeli CRX’di ama en son 1992 üretimi olduğu için bu model pek avantajlı değildi, o yüzden otomatik vitesli bir Honda Civic arabam olsa, yüzmilyar borcum olsa diye söylenirdim. Bir gün arabalara pek meraklı olduğu için arkadaşlarının çeşit çeşit arabalarını garajına emanet ettiği dayım telefon ile beni arayıp gelip garajındaki arabasına bakmamı rica etti. 1994 model mavi tek kapılı bu spor Hondayı gorunce dizlerimin bağı çözüldü. İçine oturdum, direksiyonuna dokundum, döşemelerine baktım, kelimelerle ifade edemeyeceğim kadar yoğundu duygularım. Dayım bana ‘’bu arabayı sana aldık’’ dediğinde ise yüzde yüz şaka yaptığını düşündüm ve duygularım ile dalga geçtiği için ise epeyce bir kızdım, ama benim bu nasılsa alamam diye hesap kitap bile yapmadığım Honda için, elimdeki Uno’ya 2.000 lira değer biçilmiş, bu değeri 4.200 olan UP plakalı Honda çoktan benim için gaaja kadar getitilmişti bile. O gece uyku uyuyamadım! Tek korkum senelerce vitesli araba kullandıktan sonra otomatik vitese alışamama korkusu idi ama sözkonusu Honda olunca, tüm cesaretler benim oluyordu! Günlece sabah arabaya bindiğimde heyecandan titreyen dizlerimin kendine gelmesi için üç beş dakika bekleyip öyle yla çıkacak kadar aşıktım ben bu Honda’ya. Seneler geçti, Uno gibi evim oldu Honda’da benim. Ama zaman geçtikçe bu en yakın arkadaşım yaşlanmaya ve beni yollarda burakmaya başlamıştı ki bir gün kendi ederinden yüksek fiyatla masraf çıkarınca mecburen satıp 5 yıl boyunca çalıştığım işyerimden aldığım tazminatı da üzerine koyup, bir de üzerine kredi alıp bugünkü arabam gri Hondamı aldım. 1 sene boyunca borcunu ödedim ve gözüm gibi baktım. 2 hafta kadar önce ise Honda’m hastalandı. Eşimle daha 2 hafta önce götürdüğümüz araba doktoru uzunca bir süre kendisinden ayrılamayacağımızı söylediğimiz arabamızın bizimle daha fazla yaşayabilmesi için her türlü bakımını yapı onu bize teslim etti. Tüm bunlara çok sevineceğimi bildiği için de eşim, senelerce hep pahallı geldiği için bir türlü yaptırmayı reddettiğimiz iç bakımı da arabamıza yaptırıp, döşemelerini çıkartıp yıkatıp, tavanını falan sildirip kapıma getirdi. O 11 senedir benimle olan dostumun, ‘’arabamın’’ gelin gibi parlamasına daha doyamamıştım bile... İçinde ufacık bir toz tanesi bile olmayan tertemiz arabamı dayıma götürüp gösterememiştim bile...

Bu akşam üzeri senelerdir arabamızı bıraktığımız otoparkçının, arabamızı bizden habersiz alıp kaza yaptığının haberini alıp koştuk. O kadim dostumun halini gördüğümde dizlerimin titrediğini farkedip otudum. O ve ondan öncekiler ile birlikte geçirdiğim 11 sene gözümü önünden film şeridi gibi geçti, aktı ve gitti...Daha parmak izi bile olmamış kapısının kolundaki cam kırıkları bir bir içime battı sanki. Herkes arabasına duygusal olarak bu kadar bağlanır mı? Oysa o benim en yakın arkadaşımdı. Yağmurda şemsiyem, geç saatlerde koruyucum, yazın bunaltıcı günlerinde serin klubem, annemin evinden getirdiğim tek çeyizim, hayattaki tek dikilitaşım, bugüne kadarki tek birikimim...

Şimdi bana en pahallı arabaları verseler benim canım arabam gibi olmaz ki! Bugünden sonra aldığımız hiçbir araba o ilk yeşil Uno’mun mirasçısı olamaz ki.... Hiçbir arabaya ilk işyerimden edindiğim hayat tecrübelerimin karşılığı tazminatımı koyamam ki...

Arabamız ona yatırdığım maddi manevi herşey ile birlikte toparlanamamak üzere paramparça olmuş durumda, o güelim dostun sonu bu olmamalıydı...

Kafamız dağılsın diye gittiğimiz Kanyon’dan çıkarken senelerin alışkanlığı olarak önce otoparka yöneldik, sonra farkedip ana kapıya.. Sitenin girişinde inip taksiden, eve kadar yürüdük sanki yabancı olan bu sokaklarda... Şimdi sanki hastalansam gece, elim kolum bağlanacakmış gibi çaresiz hissediyorum kendimi. Ya da en yakın arkadaşım gitmiş, yapayalnız kalmışım gibi. Buna sebebiyet veren, tüm bu hissettiklerimin bir gramını biliyor mu acaba?

Sevgili Devletşah’ın Yemek.Name’sinde hem de sesli olarak bir Sevgililer Günü öyküm vardı oysa ki size anlatacak, ve Gastronomi dergisi Şubat sayısında yayınlanan bir röportaj haberim. Ama bu çok sevdiğim mozaik pastam yalnızlığıma rastladı...

İçinde sen olabilirdin dendi, birinin ah’ını mı aldın dendi, cana gelecek mala gesin dendi de hiçbiri beni teselli etmedi. Ben onu şimdiden özledim!

Malzemeler;

Yarım Paket Tereyağ
Yarım su bardağı Şeker
1 paket 80 gr. bitter çikolata
2 su bardağı süt
1 paket vanilya
2 yemek kaşığı kakao
2 paket Petit Bourre biskuvi

Hazırlanışı;

1-Tereyağını tecerede eritin ve tencerenin altıı kapatın.
2-Şekeri ekleyip eriyinceye kadar karıştırın.
3-Çikolatayı ekleyip eriyinceye kadar karıştırın.
4-Süt ve vanilyayı ve kakaoyu da ekleyip karıştırın.
5-En son bisküvi kırıklarını ekleyip pasta hamurunu hazırlayın.
6-Derin dondurucuda dondurup dilimleyip servis edin.

29 yorum:

Zehra dedi ki...

Sevgili Papatya...

Çok üzgünüm,anlattıkların da çok üzücü.Ama bizler etrafımızda yaşayan canlıları bile kaybedip dayanabilecek güce sahipsek sende bu kaybını atlatacaksın...eminim çok zaman alacak ama en iyi ilaç olacak.Sağlığın en kıymetli hazinen...Ne olur üzmemeye çalış kendini.

Sevgilerimle

cekirdeksizuzum dedi ki...

geçmiş olsun, araban için çok üzüldüm.
benim de ilk arabam unoydu. annemler ben üniversitedeyken ehliyetimi alınca almışlardı. şimdi de honda jazz almak istiyorum, umarım bu yıl içinde alabilirim.
sevgiler...

Evcilik Lezzetler dedi ki...

Papatya'm geçmiş olsun güzel arabanla vedan yepyeni güzelliklere kavuşmana vesile olsun
Bu kadar hüzünlü bir yazıya gider mi bilmiyorum ama Rabbadabadabadibbidibbidibii diyerekten hemen frekans değiştiriyorum porsiyonlar dolusu öykülü kitabını aldım ve yeni bitirdim bir kez daha tebrik etmek istedim :)) Porsiyonlarca çocukluğuma gidip gidip geldiğim, ruhumu dinlendirdiğim, üstüne bir sürü nefis tarifin yer aldığı bu güzel kitabı yazan ellere, yüreğe, kaleme sağlık olsun
Sevgiler :))

nino dedi ki...

gecmis olsunnnnnnnnnn

kizilciksurubu dedi ki...

Nefis görünüyor,ellerinize saglik.

Müge dedi ki...

Sevgili Papatyacım;
Sana "bu ay lezzet dergisi aldım, çorbaların çok nefis hepsini yapacağım sırayla, hatta fotoğrafında çok şirin, ne kadar tatlı bir bayanmışsın sen" demeye geldim.
ama yazını okuyunca bende hüzünlendim doğal olarak. Çok geçmiş olsun canım. İnşallah en kısa zamanda yine hayallerini süsleyen ve yeni anılar yaratacağın bir cici ye sahip olursun. Her şeyde bir hayır vardır. göreceksin bak bu olay bile belki sana bir süre sonra iyiki öyle olmuş dedirtecek.
Öperim canım.

zeya dedi ki...

Geçmiş olsun çok üzücü :(
Benimde sımsıkı bağlandığım satılma zamanı gelen ama kıyamadığım toparlak kalçalı bir honda kızım var.
Hondalar mı bağımlılık yaratıyor acaba??
En kısa zamanda kavuşursun inşallah

gezicini dedi ki...

çok geçmiş olsun. benim de ilk arabam unoydu. bir sabah işe gitmek için aşağıya indiğimde arabamın neredeyse parçalandığını gördüm.( gece kaza olmuştu ve benim haberim yoktu) bir daha hiçbir arabaya o kadar duygusal olarak bağlanmadım. gerçekten de cana geleceğine mala gelsin, üzülme.
sevgiler
gorki

Açalya dedi ki...

Gecmis olsun, yok mu sigortasi falan, yada ne bileyim herif odeyecek mi? sinir bozucu gercekten de.

Mozaik pastasini hic sevmiyorum ben, cocuklugumda ablam yapmisti, cok agir gelmisti, artik hatirlamiyorum, belki de cok yemistim, ishal olup bol bol kusmustum. Hala urperirim gorunce, zaten blogu bir actim mozaik pastasi, derhal yaziya indim.

Sobeni gorebilirsin bu arada.

pastanino dedi ki...

Okurken üzüntünü hissedebildim.Bende Ankaradan İstanbula sadece eski bir skoda ile gelmistim.Tek guvencemdi,tek sığınağımdı.Annemin üstüme örttüğü yorgan gibi bakardım.Sattığımızda aynı senin gibi olmustum.Oyuzden seni teselli edecek kelime bulamam.Ama iyiki sizler icinde yokken olmus diyebilirim.

Nihan dedi ki...

Papatya,
Hikayeni gozlerim dolarak okudum. Ben de cok zor ayrilirim, cansiz da olsa sevdiklerimden.
Bu arada ben mozaik pastanin icine biraz da visne suyu koyuyorum. Cok degisik bir lezzet katiyor.

ball kabak dedi ki...

Kıyamam ya olsun üzülme her seyde vardır bir hayır.Pastada çok güzel.Geçmiş olsun

pinar dedi ki...

çok geçmiş olsun ..üzüldüm gerçekten.ama en çok başına gelen üzülüyor,biliyor.seni anlıyorum o sebeple
bundan 4 ay evvelde benim arabam çalındı .kaza kadar üzücü yıkıcı bir durum araba evin hemen önünden uçtu gitti.sır oldu.çekici ile çaldılar biliyormusun.bu dahada ilginç,akşam saatlerinde olupta bir görenin olmaması hepsinden tuhaf.
ne diyelim Allah beterinden sakınsın.sanada banada geçmişler olsun.
umarım, tek dileğim kaskonuz vardır ?

Papatya dedi ki...

Zehraciğim,
Soylediklerin çok doğru, ben de günlerdir bunları dusunup toparlanmaya calisiyorum cok teşekkür ederim,

Sevgiler,

Papatya dedi ki...

Çekirdeksizüzüm,
Teşekkür ederim, umarım alırsın Honda oldugu zaman bütün modelleri güzel gibi geliyor bana:)

Sevgiler,

Papatya dedi ki...

Burcucugum,
Canım benim, ne kadar enerji verdin bana. Kitabı beğenmene cok cok sevindim, böyle güzel yorumlar beni cok heyecanlandırıypr,

Kucak dolusu sevgiler,

Papatya dedi ki...

Sevgili Nino;

Teşekkür ederim,

Kızılcıkşurubu;

Afiyet olsun:)

Papatya dedi ki...

Mügecigim,
Aldın mı Lezzet dergisini? İltifatların için çok teşekkür ederim, Lezzet çok başarılı bir dergi, haliyle produksuyon ve fotografçı da iyi olunca ortaya gercekten cok guzel şeyler çıktı.
Geçmiş olsun dileklerin icin de teşekkür ederim, şimdilik sakinlestim, ama yolda arabamın aynısını gorunce durum içine falan bakar oldum:( Ama bu da gecer eminim,

Sevgiler,

Papatya dedi ki...

Sevgili Zeya,

Dun bir arkadaşımla konjştuk biz de bunu, hakikaten Honda'lar bağımlılık yapıyon bence de:) Sen de Honda'nı satınca kendine yeni bir Honda alırsın bence :P

Papatya dedi ki...

Gorkicigim,
Çok teşekkür ederim, demek senin de başına boyle birşey gelmisti, üzüldüm. İnsan kendi yapmadığı zaman daha bir sinirleniyor değil mi? Mesela benden izin alınıp kaza yapilsaydı inan cana gelecegine mala gelsin diyip unuturdum, ama izin alınmaması beni cileden cikardi gercekten.

Sevgiler,

Papatya dedi ki...

Açalyam;
Kasko var, su an exper gordu ve değer biçme çalışmaları yapiyor, ama avukatımızın dediğine gore kaskolar 2/3 u gibi bir rakam oduyorlarmıs, ustunu de kaza yapandan talep ettim tabiki, bakalım ne olacak. Sağol canım.
Demek mozaik sevmiyorsun, kucukken boyle hasta eden tarifler var değil mi hala yiyemedigimiz. Benim annem de bir keresinde helva yapmıstı tepsiye koyup dolapta donan ve sonra dilim dilim kesilen bir helvaydı, o gun cok hastaydim ve kusuyordum. Hala yiyemem o helvayı.

Sevgiler de Dante'ye opucukler,

Papatya dedi ki...

Pastanino,
Teşekkür ederim, bazı zamanlarda teselli edilecek kelime bulunamıyor hakikaten, ama durum da değişmiyor malesef. Benim de sorunumu cozecek tek sey zaman tabiki...

Sevgiler,

Papatya dedi ki...

Nihancığım,
Teşekkür ederim. Bu vişne suyu fikrine de bayıldım!

Sevgiler:)

Papatya dedi ki...

Balkabak;
Teşekkür ederim,

Pinarcığım,

Senin araban bulunmadı mı? Kaskosu yok muydu? Hay allah çok üzüldüm yaa:(

pinarbk dedi ki...

Çok geçmiş olsun.
Bu tarz duygusal bağları ben de kuruyorum.Onun için seni iyi anlıyorum...

pinar dedi ki...

canım çok sağol..evet bulunmadı .10kasımda çalınmıştı.hala yok ortada.ama Allahtan kaskosu vardı paranın tümünü aldık sigortadan.ve 3 hafta önce yeni birtane aldık ne yapalım artık sağlık olsun diyoruz.inşallah sende en az zararla atlatırsın bu kötü olayı.Allah birdaha yaşatmasın arkadaşım...

Dilek'ce dedi ki...

Cok üzüldüm, gecmis olsun. Ben de baskalaria göre "garip seylere" deger veren biriyimdir. Okurken icim ciz etti!

Papatya dedi ki...

Pinarcığım, çok sevindim zararınınızı telafi etmiş olmanıza, bize de hafta içi exper, aynı model aynı marka alacak kadar para odeyecegiz size içiniz rahat etsin dedi, biraz rahatladık,

Allah kimseye gostermesin birdaha hakikaten, artik yeni arabalarımızın tadını cikaralım arkadasım:)

Papatya dedi ki...

Dilekcigim cok teşekkür ederim, vallahi en yakın arkadaşımı kaybetmiş gibi üzüldüm...