26.03.2007

Enerjisi ile coşturan Poyraz!




Cumartesi sabahı sahilde yürürken hava yine benim başımı ağrıtan uykumu getiren, gözlerimi kapatan lodostu malesef. Parkurun sonuna gelmiştim ve artık başladığım yere yani bir o kadar da geri yürümem gerekiyordu. Lodos enerjimi o kadar almıştı ki nasıl geri döneceğim diye dalgın dalgın bakınırken, benim ruh halimi tamamıyle değiştirdiği için kişisel mucizelerimden biri olarak adlandırdığım bir şey oldu, hava bir anda poyraza döndü. Denizin rengi yeşilden laciverte döndükçe baş ağrım hafiflemeye, bulutlar açılıp beyazlaşıp güneşe izin verdikçe adımlarım sıklaşmaya başlamıştı. O kadar enerji birikti ki birden üzerimde geri kalan yolu yürümek yerine koştum. Koşarken aklıma hep serin ama güneşli poyraz günleri geldi. Bu serin ama güneşli poyraz günerinin de en güzeli tabiî ki cuma günü son ders zili çaldıktan sonra, eve dönerken hissettiğimiz poyraz günleriydi tabiî ki. Hani hepimiz hafta tatilinin başı olan cuma günlerini çok severiz ya, işte bizim evin orda cuma günleri pazar kurulduğu için benim için hafta tatilinin başı demek cuma pazarı demek oluyordu. Okuldan geldiğim gibi annemle cuma pazarına gider, ilk önce yiyecek kısmından ihtiyacımız olanları alır, sonra onları eve bırakıp pazarın geri kalan kısımlarını gezmeye giderdik. Bu yemek alışverişi kısmındaki tezgahlar en çok ilgimi çeken kısımdı benim. Hatta resim dersinde öğretmenlerin konuyu serbest bıraktıkları yani her öğrencinin dilediği temadaki resmi kendi defterine çizeceği haftalarda benim sürekli çizdiğim 2 resim vardı; biri yuvarlak tezgahında boy boy ve ıslak balıkların bulunduğu balıkçı, diğeri de özenle dizilmiş ve parlatılmış meyve ve sebzelerin bulunduğu manav resmi. İşte bu manav ve balıkçının resmini daha detaylı ve güzel çizebilmek için tezgahları inceler dururdum hep. Özellikle bu mevsimlerde yani yazın gelmeye başladığı zamanlarda tezgahtaki amcalar daha bir enerji ile bağırırlar, meyve ve sebzeleri daha bir özenle dizerlerdi. Hani çağla çıktığında yaşasın yaz geliyor diyoruz ya, işte enginar da manavlardaki yerini aldığında kiraz gibi karpuz gibi enginarı da tüketebilmem için kısıtlı olan zamanımın başladığı hissine kapılırdım. Yine böyle telaşa kapıldığım an aldığım enginarları, üzerindeki garnitürü hazırlamayı bekleyemeyecek kadar sabırsızlıkla konserve garnitürden yapıp bir anda tüketiverdim. Cuma pazarından annemin alıp yaptığı enginarlar kadar güzel oldu mu bilemem, ama poyrazın ve hergün yeni çıkan bir meyvenin neşesi ruhumu o günlerin huzuna dönecek kadar arındırdı.

Malzemeler;

3 adet ayıklanmış enginar
1 adet limon suyu
1 adet konserve garnitür
1 adet orta boy soğan
1 çay bardağı zeytinyağ
2 bardak sıcak su
Taze dereotu
Tuz

Hazırlanması;

1-Soğanları zeytinyağında pembeleşinceye kadar kavurun.
2-Garnitürü ekleyip 3 dakika daha kavurup altını kapatın.
3-Enginarları 1 limonu suyu ile ovalayıp tancereye dizin ve üzerine tuz serpiştirin
4-Hazırladığınız garnitürü enginarların üzerine koyun.
5-2 bardak sıcak suyu enginarların dibine ekleyip enginarlar yumuşayıncaya kadar yaklaşık 20-25 dakika pişirin.
6-Dereotu ile servis edin.

5 yorum:

canan's culinaria dedi ki...

papatyacigim,
enginarlarin, eminim, en az annenin kiler kadar güzeldir. harika görünüyorlar. ben simdiye kadar hic enginar yapmadim, ama kesin denemeliyim cünkü tarifin de cok hosuma gitti. saglikli, estetik ve kolay :-)

sevgiler,
canan

Defne dedi ki...

Geçen gün yaptım ben de. Bu arada ben de aynı tembel taktiği ile hazır garnitür kullandım.

Eşime de de baskı ile yediriyordum ama şimdi askerde ya paçayı kurtardı bu sefer :P. Severim zeytinyağlı enginarı, ellerine sağlık!

O tezgahlar beni de cezbeder ve keyif verir... Yağmur yağsın da, taze meyvemiz sebzemiz eksik olmasın :).

Sevgiler.

Papatya dedi ki...

Canancigim,
Tarif evet çok kolay ve aynı zamanda doyurucu da,ben zeytinyağlı herşeyin yanında yoğurt yerim, bunun yanında da tavsiye ediyorum eğer seviyorsan çok yakışıyor.

Defnecigim,
Amin diyorum yağmur duana:) Cherry domatesin bile hormonlusunu gördüm geçen gün ilk defa, mandalina kadardi çok korktum!

Sevgiler,

Defne dedi ki...

Papatyacığım, çok güldüm, korktum demişsin ya :)). Sen çok yaşa !!

Papatya dedi ki...

Defnecigim haklisin simdi dusununce ben de guldum:) Ama gözünün önüne getirsene bi cherry domates kabinda ama yanyana sadece 4 adet cherry domates gorunumunde ama mandalina büyüklüğünde birşey, mavi kiraz gibi:)

Sevgiler,