16.04.2012

İlk


Ne çok hikaye yazıldı sen aklıma düştüğünden beri. Herşeyin yerli yerinde olmasının sanki bir zorunluluk olduğu hayatımızda, sen yine herşey gibi tam beklediğimiz, istediğimiz zamanda geldin. Şart mıydı bu kadar hazırlık, gerekli miydi bu kadar ‘’gereklilik’’ ? Kim bilebilir ki?

Önce amanszca tükettik bol olan zamanımızı. Tenimizin tenimize her an değebilme özgürlüğünü günlerce elele yasadik. Sayısız film izledik, aklımıza esti Sezen Aksu geceleri düzenledik sarhoş olduk, aklımıza esti erken yattık erken kalkıp yol aldık. Güzel konserlere gittik, ruhumuzu melodilerin özgürlüğüne saldık, rüzgar nereye, gönlümüz oraya..

Sonra olmazsa olmazlar oldu hayatımızda. 3 kaybettiysek 1 kazandık, ama huzurumuz hep 3-1 ondeydi hayata karşı, üzülmedik. Çünkü gün içinde ne olursa olsun, akşam olduğunda eve gelip omuzunda saatlerce ağlayabileceğin birinin olduğunu bilmek güçlü kıldı bizi. Yalnızca bir eş değil, herşey olduk birbirimize. Arkadaş, dost, anne, baba, ekmek, vatan… Biri azıcık silinse diğerinin ucundan tuttuk ayağa kalktık.

Havanın birden bire karardığı ve aylarca güneşin ucunu bile göstermediği bir ayrılık yaşadık. Kıymet denilen şeyin en incesini biliyorduk da, iki insan ne kadar daha kıymetli olabilir birbirine bir kez daha anladik. Sonra kavuştuk, sarıldık, günlerce ağladık. Onu da bitirip arkamıza attik.

Sonra seni beklemeye başladık. Tüm bunlar olurken, sıcakta-soğukta, yazda-kışta, iyide-kötüde, umutta- umutsuzlukta bizi ayakta tutan, bize iyi gelen tek şey vardı: Bu yüzden ismin Poyraz oldu. Gel de serin ferah rüzgarlar getir hayatımıza, nane şekeri gibi boğazımızdan tüm bedenimize iyilik ver, iyileştir, dinçleştir bizi diye..

Şimdi sadece günler kalmışken insanlar bana tek bir soru soruyorlar: ‘’Kime benzeyecek acaba?’’ Kaşın, gözün, yüzün kime benzemiş umrumda mi? Ya aynadaki tanıdık halime benzeyeceksin, ya da ömür boyu yüzünü görmek için can attığım adama. Ben ‘’Nasıl biri olacaksin’’ en çok onu merak ediyorum. En çok hangi müziği dinleyeceksin örneğin? Hangi yazarın kitapları seni en çok etkileyecek? Hangi yemeği seveceksin? Kahveni baban gibi şekersiz mi içeceksin? Bir piyano miriltilari mi dinlendirecek seni yoksa kanunun acıklı halleri mi?

Ne olursan ol, kime benzersen benze, kıymetlimsin, senelerdir beklediğimsin. Bunu bil yeter.

5 yorum:

gezicini dedi ki...

sağlıkla gelsin inşallah!
sevgiler
gorki

Zeynep'in Evi dedi ki...

Zeynep öyle özlüyorum ki yazdıklarını ve okurken tarifi olmayan öyle huzur doluyorum ki..

Bir Porsiyon Öykü dedi ki...

Görkemcigim, amin insallah:))

Bir Porsiyon Öykü dedi ki...

Zeynoooommm, diyorum ki beni okurken senin bloga baksa insanlar, ne muhtesem bir yer olur orasi:))

Kendimce dedi ki...

Kime ve neye benzerse benzesin önemli olan bize ait bir parça olmaları ve ona en düzgün şekli vermek için bir ömür harcadığımız sağlıkla