3.12.2010

Paris, Nazım Hikmet ve heyecanım

Bilgisayarımı değiştirdim, apple’a transfer oldum. Hayatınızda hersey apple ise herşey cok kolay, hatta çok çok kolay ve zevkli, ama zinciri bozan tek bir halkanız varsa eğer, bu kolay ve kaliteli dünyadan soğuyabiliyorsunuz benim gibi. Yeni laptopum Canon marka fotoğraf makinemi tanımıyor, CF kartımı da cikarip takabilecegim bir bolumu yok. Bu yüzden çektiğim fotografları aktaramıyor, blogumu da güncelleyemiyorum malesef. Minik bir kart okuyucu almak gerekiyor, namı ünlü bir sarışın olarak da 2 kez yanlış ürünü aldım eve geldim. Şimdi makinemdeki fotoğraflar bana, ben yanlış kart okuyuculara bakıyorum. Oysa çok güzel fotoğraflarım var sizlerle paylaşmak istediğim, ama sanırım birkaç gün daha buralarda olamayacağım.

O benim ne kadar anlatsam da Nazım Hikmet’den okuyunca her yazdığımı silesim gelen bir Paris şiirini bu güzel paris kurabiyeleri ile paylaşmak istiyorum sizinle, Parise gitmeme 7 gün kala… Ruhuma en iyi gelen Avrupa zamanı, yılbaşı arifesi, daha once gittiklerimden daha heyecenalı çünkü bu sefer sevgilim yanımda paylaştığım hiçbirşey eksik kalmayacak... Üstelik kar var tüm Avrupada, ben bu 20 derecelik sarı sıcakta kalın atkıların, boğazlı kazakların alışverişini yapıyorum etraftakilerin şaşkın bakışları altında kıs kıs gülerek. Yaşadığımız birçok şeyin hayalini kurmanın onu yaşamaktan daha heyecanlı olduğunu düşünmüş müydünüz? İşte ben de şimdi tam da o heyecanları yaşıyorum. Akşam erken uyumak zorunda olmayacağımız bu güzel cuma gününde içinizin bu şiirle aydınlanması dileği ile..

Henüz vakit varken, gülüm,

Paris yanıp yıkılmadan,

henüz vakit varken, gülüm,

yüreğim dalındayken henüz,

ben bir gece,
şu Mayıs gecelerinden biri

Volter Rıhtımı’nda dayayıp seni duvara
öpmeliyim ağzından 

sonra dönüp yüzümüzü Notrdam’a

çiçeğini seyretmeliyiz onun, 

birden bana sarılmalısın, gülüm,

korkudan, hayretten, sevinçten 

ve de sessiz sessiz ağlamalısın, 

yıldızlar da çiselemeli

incecikten bir yağmurla karışarak.

Nazım Hikmet

2 yorum:

zeynep dedi ki...

parise gidiyor olmana kendim gidiyormuş gibi sevindim bol fotoğrafla dön oradan ama olurmu..
seni özliycem:(

Papatya dedi ki...

Zeynepcigim canim benim cok teşekür ederim, birsuru yedek CF kart ile gidiyorum, geldgimde size anlatacak cok seyim olacak, ben de seni cok özleyecegim, akşamları yorum yazarım ama sıcak evine muhakkak:)
Sevgiler,