1.10.2010

Vişne Likörü

Ben yaptim. Kendim yaptım. Çok özendim, çok bekledim ama değdi.

Önce günlerce araştırma yaptım okudum, yazıştım tavsiyeler aldım. Sonra yine günlerce vişnelerin en güzellerini aradım, buldum yıkadım. Ardından tüm aşamaları keyifle ve bir o kadar büyük bir heyecanla gerçekleştirdim. En sonunda da muhteşem bir vişne likörüne kavuştum. Bu sene bir deneyeyim eğer güzel olursa seneye çokça yaparım demiş, 1 kg vişneden yapmıştım likörümü, şimdi o kadar pişmanın ki. Bu kadar güzel olduğunu bilsem kilolarca yapar herkese hediye götürürdüm sevinçle.

Hikayeleri seviyorum ben, öyküleri, yaşanmışlıkları. Bu yüzden burası ‘’Bir Porsiyon Öykü’’ ya, yemeklerin bile bir öyküsü var olmalı… Hayatta hiçbir şey kuru kuruya bir yudumda tüketilip geride bırakılmamalı, her an özel, her an güzel…



Üşenmeden inatla marketten aldığım Limon kolonyasını Çukurcuma’dan aldığım cam kolonya şişesine doldururum ben. Kimbilir kaç bayram kaç misafire kolonya ikram edildi senden diye düşünürüm, dokundukça sevinirim öyküsüne öykü katıyorum diye. En sevdiğim tabaklarım ben daha doğmadan annemin aldığı beyaz üzerine mavi işlemeleri porselenlerdir. Öyle arkalara derinlere de saklamam üstelik bildiğiniz günlük kullanırım onları, hayat bir gün o da bugün çünkü.



Sırf bu öykü merakım yüzünden aldım ya eşimin annesinin evindeki eski berjerleri, vazomdaki gülleri, her gün kullandığım annemin düğününe hediye gelen el yapımı kül tablasını.Çünkü her bir eşyada, objede o eşyaların bir önceki sahibinin de benimle birlikte olduğunu, böylece o eşyaya daha çok ruh katıldığına inanırım ben. Bu yüzden düğünümde gelinliğimin üzerine babamın anneme 10. evlilik yıldönümlerinde hediye ettiği bir kolyeyi takmıştım hediyeden 4 yıl sonra vefat eden babam da düğünümde benimle olabilsin diye.


Bunu bilen sevgilim de hep eski İstanbul’u yaşamak ister benimle. Eski abajur şapkalarını, kocaman duvar saatlerini bulur hep bana. 6 ay sonra modası geçecek bir yüzük yerine torunum bile taksa hoşuna gidecek takılar alır bana.

Bu yüzden istedim ki öyküsü olan bir vişne likörü yapayım, uzun uzun anlatayım, içerken de o geçen kocaman 3 ayı anayım konuşayım. Lökörün her yudumunda ben evlenirken yine kendi düğününe gelen bu likör takımını bana hediye eden yengemi anıp yepyeni öyküler yazayım.



Not:
1-Tarif sevgili Acemi Aşçı’dan, kendisine bu güzel lezzet için çok teşekkür ederim.
2-Tatlı içki sevmeyen biri olarak seneye ½ kg tozşekeri 1-2 yemek kaşığı kadar azaltmayı planlıyorum, ama siz normalde tatlı içki severseniz tarif hiç de öyle fazla şekerli falan değil.
3-Likör yapımı tamamlandıktan sonra taneleri atmayıp buzluğa aldım, çok yakında o güzelim taneler ile brownie ve pasta yapmayı planlıyorum.


Vişne Likörü

Malzemeler

1 kg vişne
½ kg tozşeker
1 büyük şişe votka

Hazırlanışı
1-Vişnelerin saplarını ayıklayıp yıkayın.
2-Bir kavanoza 1 kat vişne 1 kat tozşeker dizin. Ağzını sıkıca kapatıp balkonunuzun en çok güneş alan yerin koyun.
3- 1 ay boyunca her gün kavanozu 1-2 kez sallayarak güneşten eriyen şekerlerin suyunu salan vişne ile karışmasını sağlayın.
4- 1 ayın sonunda kavanoza votkayı ekleyip kapağını sıkıca kapatın ve mutfak dolabınızın en serin ve güneş almayacak yerine yerleştirin.
5-2 aylık bekleme süresinden sonra likörünüz hazır. Taneleri ayırıp likör şişesine koyarak oda sıcaklığında muhafaza edip tüketebilirsiniz.

4 yorum:

kristalkelebek(aslı) dedi ki...

Bu kadar emeğe ve beklemeye değmiş bence Papatyacım..
Nesnelere değer katan kesinlikle yaşanmışlıklarıdır. Hatta sadece nesneler de değil; notalar, kokular da çoğu zaman geçmişimizden çekip getirmez mi anıları?
Yine çok güzel yazmışsın, bir solukta okudum.
Bu likörü başka hangi meyvelerle yapabiliriz acaba? Şimdi öyle güzel vişne bulamam çünkü.
Kocaman öpüyorum..
Sevgiler:).
aslı

Papatya dedi ki...

Aslıcıgım, İpek blogunda aynı meyvelere seftali ve kayısı katabilecegimizi yazmisti, son seftalilerle denenebilir. Eşim su an yine mevsimi olan siyah erikleri ve frambuaz le böğürtlen önerdi.

Sevgiler,

Oglak Kizlari dedi ki...

Ara vermeden once takip ediyordum. Ara o kadar uzun olduki bende ugramayalı epeyi olmuş.

Isminizin Papatya oldugunu bilmiyordum. Ne guzel bir isim.
Kızımın en sevdigi kahramanının ismi de Dasy, Oswald dvd deki.

Likor yapmayalı epeyi oldu. Evdeki kara dutlarımda bitti. Aynı tarifle uzum likoru mu yapsam.

Kopyacı anne Çiğdem

Hayatın Ta Kendisi dedi ki...

emeklerine değmiş ve süper olmuş canım :) ellerine sağlık..