2.09.2010

Facebook

Facebook hayatımıza girdiğinden bu yana istediğimiz her şeyi bu ortamda sevdiklerimizle paylaşır hale gedik. Hergun en az 2-3 başlık paylaştığım facebookdan şikâyetçi olduğumu sanmayın sakın, her şeyin dozunun insanın kendi iradesinde olduğuna inanırım ben. Sınırsız arz vardır toplumda, sen dilediğini talep edersin, ihtiyacını alır geri kalanını bırakırsın/bırakabilmelisin. ‘’Eskiden doğum günlerinde bir telefon ederdik, şimdi facebook geldi, bir mesajla bitiriyoruz kutlamaları da, her şey tükendi’’ diyenleri de kusura bakmayın ama anlamam. Facebook olmadan önce doğum gününü kutladığım herkesin yine telefonla doğum gününü kutluyorum ben, gidebildiklerimin yanına gidiyor, götürebildiklerime hediyeler veriyorum, tüm bunlara ek olarak da ne rehberimde telefonu ve hafızamda sureti kalmış ilkokul arkadaşımı da facebookdan takip edip doğum günün kutlayabiliyorum mesela. Her şeye iyi tarafından bakmak, ihtiyacımız kadarını almak, gerisini de biraz hayatımızdan çıkarmayı becerebilmemiz gerekiyor, her şey dengede gizli. Benim rahatsız olduğum konu facebookda statüsünde düşüncelerini paylaşanlar. Kurulan gruplar sayesinde her gün haberler bölümümüze felsefi, edebi, dini bir sürü bilgi ve söz geliyor malum. Kimi zaman Balzac’dan bir söz okuyup düşünüyoruz, kimi zaman Mevlana’dan… Oldukça da bilgileniyoruz aslında, düşünüyor, öğreniyor ve ruhumuzu büyütüyoruz geliştiriyoruz. Ama bu alanlarda o anki ruh haline uyan her cümleyi statüsünde paylaşan insanları da anlayamıyorum maalesef. Bunları paylaşırken ne anlama geldiğini, sözün ağırlığını ya da her şeyi bırakın ne kadarını gerçekleştirebildiğimizi hiç düşünüyor muyuz?

Bir yerde okumuştum;

Düşündüğünüz,

söylemek istediğiniz,

söylediğinizi sandığınız,

söylediğiniz,

karşınızdakinin duymak istediği,

duyduğu,

anlamak istediği,

anladığını sandığı

ve anladığı

arasında farklar vardır. Dolayısıyla insanların birbirini yanlış anlaması için en az 9 ihtimal var.

Mesela… En son ne zaman facebookda yazdığımız, paylaştığımız bir şeyin bu 9 ihtimalini düşündük biz? En son ne zaman özel birini çok kırdığımızı fark edip ondan özür diledik? İnsanları affetmenin onlardan alınacak en büyük intikam olduğunu düşünüyor muyuz gerçekten Victor Hugo’nun bu değerli sözünü palaşırken? Yoksa bunu paylaşır paylaşmaz bilgisayarı kapatıp kızdığımız kişiye intikam planları mı yapıyoruz?
















Ya şarkılar? Tüm ömrünü kavuşamadığı sevgilisinin fotoğrafına bakarak geçiren bir aşk adamının güftesindeki sözcükler ne kadar geçerli bizim hayatlarımızda? Hiç aşık olduk mu düşünmeden? Hayatta ‘’herşeye rağmen’’ sevebiliyor muyuz birini örneğin? Tüm hataları, tüm anlaşmazlıkları hatta tüm vurdumduymazlıkları ona ait bir renk olarak görüp dokunabildik mi o renklere? Ya da ‘’seni seviyorum’’un anlamını gerçekten biliyor muyuz?

Niye paylaşıyorsunuz demiyorum yanlış anlamayın, sadece düşünün diyorum, olmak istediğimiz, özendiğimiz, hedeflediğimiz insana ne kadar yakınız? Ya da olmak istediğimiz insan olma yolunda ne yapıyoruz sahiden? Yok sadece beğendim, paylaştım diyorsanız amenna, diyecek lafım yok. Ama bir şey katmak istiyorsaniz kendinize bir durup düşünün.

Ben uzun zamandır hoşça vakit geçiremediğim birine, dün gece geçirdiğimiz güzel saatlere teşekkür etmek için bu güzel sağlıklı havuçlu muffinleri pişirdim. Güzelce paketledim, kurdeleledim, yarin sabah ofisine göndereceğim. Sonra da facebookdaki statüme onu ne kadar özlediğimi yazacağım. Arkadaşım bu kalorisi düşük sağlıklı muffin ile hem karnını hem de aynalarda ruhunu doyuracak.

Sahi siz bugün bir sevdiğiniz için gerçekten ne yaptınız?

Havuçlu Muffin

3 yumurta
1 büyük çay bardağı üzüm pekmezi
2 yemek kaşığı esmer şeker
½ su bardağı zeytin yağ
3 yemek kaşığı yoğurt
2-5 su bardağı kepekli un
1 paket kabartma tozu
2 su bardağı rendelenmiş havuç
1 tatlı kaşığı tarçın
1 çay bardağı iri kırılmış ceviz.

Hazırlanışı

1-Fırının ısısını 180 dereceye getirin.
2-Şeker, pekmez ve yumurtayı iyice çırpın.
3-Yağ ve yoğurdu da ekleyerek çırpmaya devam edin
4-Tam buğday unu, kabarma tozu ve tarçını birlikte ekleyip karıştırın
5-Karışıma ceviz ve havucu ekleyerek karıştırın.
6-Muffin kalıbında 20-22 dakika dakika pişirin.

7 yorum:

Açalya dedi ki...

Muffin kaplarına bayıldım :o)) .ok g]zel yaparim ben bunu Dante`ye.

Açalya dedi ki...

şu an fırındalar, ben bir de kuru üzüm, yulaf, arpa, buğday, çavdar, keten tohumundan oluşan ezilmiş(rolled) cereal attım içine. Nefis olacak!

Papatya dedi ki...

Açalyacigim, ne guzel eklemeler yapmissin, ben en çok sağlıklı oldukları için bayılıyorum bu tafife, senin eklemelerle cok da besleyici olmus.
Bu arada muffin kapları ve kağıtları İKEA'dan, dün eşim almış süpriz yapip, bugun dayanamadım hemen kullanıp fotoğrafladım:))
Seninkiler pişince de fotografını bekliyorum, merak ettim,
Optuldunuz Danteyle ikiniz:)

AycA dedi ki...

aa ikeada muffin kabı mı var burdakinde yok :( hemen gelsin..,
diyetteyim ve hemen bu tarifi yapıcam .. kek yemeden yaşamak çok zor :=)

Açalya dedi ki...

fotoğraflar geliyor facebook'a...

Açalya dedi ki...

Ayça benim de gözüme çarpmadı ama şimdi USA sayfasına gittim IKEA'nın ve Drömmar serisi içinde var bu kalıplar, kaçmış olmalı gözünden, bir dahaki sefere gittiğinde bak ismiyle sorarsın bu kıyağımı unutma. Haftaya gider alırım ben bunlardan oh oh.

AycA dedi ki...

varmış varmış varmışşş :) )ben de gittiğimde alıcam
kıyak oldu adı da :=)