Rüyalarım
Dün gece rüyamda uzunca bir zaman önce kötü bir hastalıktan vakitsiz ve yakışıksızca kaybettiğim bir arkadaşımı gördüm. Bazen ölüm karşısında o kadar aciz kalıyorum ki koşulsuzca inanmak ya da kendimce avunmalar bulmaktan öteye gidemiyorum. Bir zamanlar çok yoğun şeyler paylaştığım o kadar çok sevdiğim var ki yurtdışında yaşayan, bazılarını senede bir iki kez görüyorum bazılarını da yıllardır görmüyor internetten haberleşebiliyorum. Ya da bazı arkadaşlarım var internetten tanışıp yazıştığım, fotoğfları dışında tanımadığım, karşılıklı bir kez bile kahve içmişliğimin olmadığı. İşte arkadaşımı da bu sevdiklerimden birinin yerine koydum öldüğünden beri. O sanki yaşamak için başka bir ülkeye gitmiş de ben ondan 2 yildir hiç haber almamışım gibi. Başka türlü ölüm çok güzel bir fransızca şarkı dinleyip de sözlerini anlamamaya benziyor çünkü... Duygularının karşılığı olan ama anlaşılamayan...
Kendimi bu düşüncelere o kadar kaptırmış olmalıyım ki rüyamda da arkadaşım tam da bahsettiğim gibi uzun süre önce çıktığı yolculuktan geri dönmüştü sanki. Ve ben sanki onun döneceğini bilir de beklermişim gibi sakin ve makul karşılıyordum kapı çalışını... Aradan o kadar seneler geçmiş ki arkadaşım yaşlanmış ve saçları dökülmüştü. Gözlerinin kenarları kırışmış ve ağır hareket eder olmuştu. Ama aynaya bakıp kendimi bugünkü halimle görünce tamam dedim, Fuat aslında yaşlanmamış, hasta olduğu için böyle görünüyor...
Uyandığımdan beri yüzü gitmiyor gözlerimin önünden. Hayatımı çok fazla kurala bağlayıp kendim dizginlememdendir ki, rüyalarımda bilinçaltım apaçık bir şekilde ortaya çıkar ve ben de film gibi, başka bir hayat gibi uzun uzun rüyalar görürüm. Bu duruma o kadar alıştım ki çoğu zaman rüyamın rüya olduğunu bilir kendimi bile yönlendiririm. Örneğin rüyamda sigara içerken nasilsa rüya diye bir sigara yakmışlığım çoktur. Oysa gerçek hayatta sigaradan arkadaşımızı bizden aldı diye o kadar nefret eden biriyimdir ki...
Incesaz - Mazi Kalbimde Bir Yaradìr.mp3 - ÝnceSaz
Malzemeler
5 yumurta
5 türk kahvesi fincanı toz şeker
1 türk kahvesi fincanı sıvıyağ
1 çay bardağı portakal suyu
2 yemek kaşığı rendelenmiş portakal kabuğu
5 türk kahvesi fincanı un
1 paket kabartma tozu
Şerbeti
4 su bardağı toz şeker
3 su bardağı su
4-5 limon damlası
2 yemek kaşığı portakal kabuğu rendesi
1,5 çay bardağı portakal suyu
Hazırlaması
Şerbeti hazırlamak için şeker ve suyu kaynatın, limonu ekleyip koyulaşında şerbeti ocaktan alın ve soğuduktan sonra portakal kabuğu rendesi ile portakal suyunu ekleyin.
Fırın ısısını 180 dereceye getirin.
Daha sonra şeker ve yumurayı iyice çırpın. İçine sıvıyağ, portakal suyu ve rendelenmiş portakal kabuğunu ekleyin. Un ve kabartma tozunu da katıp iyice karıştırın.
Hamuru margarinle yağlanmış ve tabanı biraz unlanmış cam tepsiye boşaltın ve üzeri altın rengi olana kadar pişirin.
Pişince fırından alıp ters çevirerek başka bir tepsiye çıkartın. Kalıp ile şekiller çıkarın ve üzerine soğuk şerbeti gezdirin.


3 kişi öykümü paylaşmış:
Sen yazmayalı bayağı olmuş.Ben de gelmeyeli... Ben rüyam da görmedim ama bugün cok özledim fuat'ı :(( Sayfasına not bırakayım dedim ,yazılanları okudum sadece .. eskilere daldım...Cok ozledim ... ben de senin gibi hala bekliyorum ..gelsin de bir c.tesi gecesi ya taksim yada sinema diye zorla dışarıya cıkarsın bizi :)))
Papatyacım Allah rahmet eylesin, arkadaşının mekanı cennet olsun..
Ben de bazen rahmetli anneannemle dedemi görürüm rüyamda ve o rüya hiç bitmesin isterim.
Tatlın çok güzel görünüyor, her zamanki gibi çok hoş sunulmuş..
Ellerine sağlık canım.
Sevgilerimle:).
aslı
Ben de eskiden çok görürdüm rüyamda sevdiklerimi. Hatta bana birşey söylemeye geldiklerine inanırdım.
Yorum Gönder